|
1.
SİVİL SAVUNMANIN TANIMI:
Savaşta ve afetlerde halkın can ve mal kaybını en aza indirme amacını taşıyan ve topyekün savunmanın en önemli unsurlarından biri olan Sivil Savunma; -Savaş zamanı halkın can ve mal kaybının en aza indirilmesi; -Afetlerde can ve mal kurtarılması; -Büyük yangınlarda can ve mal kaybının azaltılması; -Yok olmaları veya çalışamaz hale gelmeleri durumunda yaşamı büyük ölçüde etkileyecek olan kamu ve özel kurum ve kuruluşların korunması ile bunların acil onarımlarının yapılması; -Savaş zamanı her türlü savunma faaliyetlerinin sivil halk tarafından desteklenmesi; -Cephe gerisinde halkın moralinin kuvvetlendirilmesi;konularını kapsayan SİLAHSIZ, KORUYUCU, KURTARICI önlem ve faaliyetler bütünüdür.
2. SİVİL SAVUNMA KAVRAMININ DOĞUŞU Tabiatın var oluşundan bu yana her canlı, çeşitli tehlikelere karşı kendisini, yakınlarını, sevdiklerini, barındığı yuvasını, üzerinde yaşadığı toprağını, yaşam için gerekli olan her şeyini SAVUNA GELMİŞTİR. Hayvanlar yuvalarını genellikle çeşitli tehlikelerin ulaşamayacağı mekanlarda seçmişlerdir. İlk gününden bu yana insanoğlu; tabiat olaylarından, vahşi hayvanların tehlikelerinden, düşmanlarının saldırılarından korunabilmek için, barınaklarını gerektiğinde bir gölün üzerine kurmuşlar, mağaralarda barınmışlar, zamanla yüksek tepeler üzerinde şatolar ve kaleler inşa ederek, kendilerini korumaya çalışmışlardır. İnsanlar
ve toplumlar arasındaki çatışmaların, ilk insanların ortaya çıkışı
ile başladığı ve en ilkel koşullardan günümüzün en modern
imkanlarına kadar her türlü vasıtayı kullanarak geliştiği ve asla
son bulmadığı ve bulmayacağı bilinmektedir. Toplumların bünyeleri değiştikçe istek ve ihtiyaçları artmış, dolayısıyla kişiler ve toplumlar arasındaki anlaşmazlıklar meydana gelmiş, bunların çözümü için de çoğu kez savaşlara başvurulmuştur. Savaşlar, insanların kendi kendilerine yol açtıkları en büyük felaketlerden biridir. Daima çok büyük acılara, sıkıntılara ve zararlara sebep olmasına ve tüm insanların bunu bilmesine rağmen maalesef savaşlar devam etmektedir. Norveç İlimler Akademisince yapılan bir araştırmaya göre; İnsanlar M.Ö. 3600 yılından bu yana 14 bin defadan fazla savaşmışlardır. Bu savaşlarda 4 milyara yakın insan hayatını kaybetmiştir. Yine bu savaşlardaki maddi zarar; dünyayı ekvator üzerinde çevreleyen 10 m. yüksekliğinde, 156 m. genişliğinde altın madeninden yapılacak bir duvarın maddi değerine eşittir. Bu dönem boyunca, dünyamız, sadece 292 yıl sulh ve sükun içinde yaşamını sürdürmüştür. Savaşı kazanabilmek için; önceleri üstünlüklerini kişisel güçleriyle sağlayan insanlar, daha sonraları zeka ve becerilerini de kullanarak savaş araç ve gereçlerini devamlı geliştirmişlerdir. Bu gelişme dünya devletlerini adeta bir silahlanma yarışına götürmüştür. XX. yüzyılın başından bu yana milletler arasında yapılan silahlanma yarışı, dünyamızı bir barut fıçısı haline getirmiştir. Bunun sonucunda, insanlar, I. ve II. DÜNYA SAVAŞLARI ile yüz yüze gelmişlerdir. 1914-1918 (4 Yıl 3 Ay) I. DÜNYA SAVAŞINDA; 9.5 milyon insan ölmüş, bunların %5’i sivil, %95’i askerdir. 1939-1945 (5 Yıl 8 Ay) II. DÜNYA SAVAŞINDA; 52 milyon insan ölmüş, bunların % 48’i sivil, % 52’si askerdir. 1950-1952 (2 Yıl 6 Ay) KORE SAVAŞINDA; 9.2 milyon insan ölmüş , bunların %84’ü sivil, % 16’sı askerdir. Bu tablodan da anlaşılacağı üzere, günümüze gelindikçe savaşlarda ölen insanların büyük bir çoğunluğunu SİVİL HALK teşkil etmektedir. Günümüzde ya da gelecekte çıkacak savaşların en belirgin özelliği: Bu savaşların, TOPYEKÜN ya da ULUSAL SAVAŞLAR oluşlarıdır. Topyekün Savaşlarda Amaç ; Düşmanın SAVAŞ GÜCÜnü kırmak, yok etmektir. Savaş Gücü de ; genellikle İNSAN GÜCÜ ve ENDÜSTRİYEL GÜÇTEN oluşur. Bu nedenle düşman, savaş gücünü kırmak için bu güçleri oluşturan kaynaklara yönelir. Yani sivil halkı ve bu halk tarafından çalıştırılan özel veya kamuya ait kurumlar ile endüstriyel kuruluşları hedef alır. Böylece silahlı kuvvetleri hem savaş gücü desteğinden, hem de uğrunda çarpıştığı kavramlardan yoksun bırakmaya uğraşır. Gerçekten de, sivil halkı olmayan bir ordunun savaşması mümkün değildir ve böyle bir durumda çarpışmak, savaşmak da anlamsızdır. Düşman, savaştığı ülkelerin savaş gücünü kırmak için elinde bulunan tüm silahları, bunlardan birini ya da birkaçını, belli bir ya da birkaç sonucu elde etmek için bir arada kullanabilir. 6 Ağustos 1945 te Japonyanın Hiroşima kentine atılan 20 kilotonluk bir atom bombası: 300,000 nüfustan; 78.000 kışının ölümüne, 84.000 kişinin yaralanmasına, 60.000
evin tamamen ya da kısmen yıkılmasına, Böylece
onbinlerce insanın evsiz kalmasına neden olmuştur. 9
Ağustos 1945’te Nagazaki kentine atılan 20 kilotonluk bir atom bombası: 87.000 nüfustan : 27.000 kişinin ölümüne, 41.000 kişinin yaralanmasına, Binlerce
insanın evsiz kalmasına neden olmuştur. Halen dünyada 50.000 atom başlığı olduğu sanılmaktadır. Bu korkunç gerçekler ışığında Ülkeler Sivil halkın korunması sivil halkın korunması için teşkilat kurma zorunluluğu duymuş ve Sivil Savunmanın kurumlaşmasını sağlamışlardır. GÜNÜMÜZ
SAVAŞLARININ KORKUNÇ GÖRÜNÜMÜNE, DOĞAL AFETLERİN BÜYÜK
YIKINTILARINA, YANGINLARIN KASIP KAVURMALARINA RAĞMEN; CAN VE MAL KAYBINI
EN AZ DÜZEYE İNDİRMEK, DAHA BARIŞTAN İTİBAREN, BU TEHLİKELERE KARŞI
ÖNLEMLERİ ALDIRACAK VE GEREKTİĞİNDE UYGULATACAK BİR TEŞKİLATIN
KURULMASI İLE MÜMKÜNDÜR. BU
TEŞKİLAT: SİVİL SAVUNMA TEŞKİLATIDIR. Milletleri oluşturan en önemli unsur insandır.İnsan hayatını ve malını korumak çok önemli bir görevdir.Sivil Savunma bu görevin nasıl ifa edileceğini öğreten ve planlayan bir teşkilattır. Doğal afetlere karşı halkın korunması konusunda, öteden beri bir takım önlemler alınıp uygulanmışsa da bu önlemler, örgütsel ve yasal dayanaklardan yoksundu. Birinci Dünya savaşına kadar, özellikle halkın, savaşın tehlikelerine karşı korunması için hiçbir girişimde bulunulmadığı, buna ihtiyaç da duyulmadığı görülmektedir. Bunun nedeni, savaş silahlarının cephe gerilerine uzanacak menzile ve toptan yok etme gücüne erişememiş olmasıdır. Birinci Dünya savaşının ardından gelen yıllarda ülkelerin bir çoğunda pasif korunma adı altında, halkın türlü tehlikelerden korunmasını amaçlayan önlemler getirilmiş ve örgütler kurulmuştur. Teknolojik gelişmeler, savaş doktrinlerinde değişmelere neden olunca, buna paralel olarak pasif korunma örgütü de, değişen koşulların doğuracağı sonuçları karşılayacak biçimde değiştirilip geliştirilmiştir. II. Dünya Savaşında; savaşların, cephelerden çok cephe gerilerini tehdit etmiş olması, askerden çok sivil halkın ölmesi, bundan sonra çıkabilecek savaşların da böyle süreceği düşüncesi devletleri, sadece pasif korunma önlem ve örgütünün halkı koruyamayacağı sonucuna götürmüş, Sivil Savunma bu sonuçtan çıkmıştır. Avrupa ülkelerinin çoğunda Sivil Savunma II. Dünya savaşı sırasında, savaşın içinde kurulmuş, gerçek bir deneyimden geçmiş, yararını kanıtlamış bir örgüttür. Avrupa ülkelerinin çoğunda sivil savunma ıı. Dünya savaşı sırasında, savaşın içinde kurulmuş, gerçek bir deneyimden geçmiş, yararını kanıtlamış bir örgüttür. Sivil savunma, savaşın ardından gelen yıllarda da,savaş teknolojisindeki ilerlemelere uygun bir gelişme göstermiştir. İlk kez bu savaşta halka karşı kullanılan atom silahları bundan sonra daha büyük bir gelişme göstermiş termonükleer silahlar imal edilerek savaş alanında kullanılabilecek duruma getirilmiştir. Kısaca nükleer silahlar diye adlandırılan bu silahlar ile biyolojik ve kimyasal silahlar da sivil savunmanın önemini daha çok arttırmıştır. Bugün sivil savunmanın önemini benimsemiş tüm dünya ülkeleri, sivil savunma örgütlerine bütçelerinden küçümsenemeyecek kaynaklar ayırmaktadırlar.
3. BUGÜN İNSANOĞLUNU SAVAŞTA VE BARIŞTA TEHDİT EDEN TEHLİKELER ŞUNLARDIR: a. Düşman Taarruzları, b.
Doğal (Tabii) Afetler, (1)
Deprem, (2)
Su Baskını, (3)
Toprak Kayması (Heyelan), (4)
Kaya Düşmesi, (5)
Çığ, (6)
Kuraklık, (7)
Fırtına - Kasırga - Tayfun, (8)
Volkan Patlaması, (9)
Hava – Su - Çevre Kirlenmesi, (10)
Sınai Kazalar, (11)
Ulaşım(Kara, Demir, Hava, Deniz Yolları) Kazaları. (12)
Tsunami (Deprem Sonrası Oluşan Dev Dalgalar.) c. Büyük Yangınlar
4. ÜLKEMİZDE SİVİL SAVUNMA VE SİVİL SAVUNMA TEŞKİLAT BAŞKANLIĞI’NIN TARİHÇESİ Ülkemizde ise, 21 Aralık 1963 tarihinde silahlı Rum saldırıları karşısında halkın can ve mal kaybını en aza indirmek amacıyla pasif korunma faaliyetlerine başlanmış ve Türk Cemaat Meclisine bağlı olarak 1964 yılı Ağustos ayında üç kişiden oluşan bir “Sivil Savunma Komitesi” kurulmuştur.
Lefkoşa Türk kesimi, Sivil Savunma Komitesine bağlı olarak yedi Sivil Savunma bölgesine ayrılmış ve bu bölgelerde ekipler kurulmuştur. Bu ekiplerde gözcü, haberci, yangın söndürme, kurtarma, ilk yardım ve sosyal yardım ekipleri teşkil edilmiştir. Ekiplere o günkü imkanlar oranında teçhizat verilmiş, eğitim ve küçük çapta tatbikatlar yaptırılmıştır. Gazimağusa, Larnaka, Limasol ve Baf Türk yerleşim birimlerinde de bunlara benzer Sivil Savunma faaliyetlerine gidilmiştir. Bu faaliyetlere ek olarak sığınak yapım ve bakım çalışmaları da yürütülmüştür. 1972 yılı başlarında, Sivil Savunma Teşkilatını yeniden teşkilatlandırmak üzere yasal düzenlemeye gidilmiş ve Kıbrıs Türk Yönetimi Meclisinde 18 Şubat 1972 tarihinde “Sivil Savunma Yasası” kabul edilerek 06 Ağustos 1974 tarihinde yürürlüğe girmiştir.
Sivil Savunma görevlileri tarafından, 20 Temmuz 1974 Mutlu Barış Harekatında şehir merkezlerine düşen top mermileri nedeniyle sivil halk arasında başlayan panik yatıştırılmış, sivil halkın gereksiz yere evlerinden dışarıya çıkıp yaralanmalarını önlemek için, basın-yayın vasıtaları ile duyurular yayınlanmış, yaralılara ilk yardım uygulanmış, evsiz, barksız, kimsesiz kalanlarla, göç edenler, geçici olarak barındırılmıştır. 1974 Mutlu Barış Harekatının, Kıbrıs Türk toplumuna getirdiği özgürlükle birlikte; toplumun yerleşim, idari ve sosyal yapısında da yeni düzenlemelere gidilmesi kaçınılmaz olmuştur. 01 Ağustos 1976 tarihinde Güvenlik Kuvvetleri Komutanlığının kurulması ile birlikte Sivil Savunmanın da yeniden yapılandırılmasını öngören “1976 Sivil Savunma (Değişiklik) Yasası” kabul olunarak yürürlüğe girmiştir. Bu yasa gereğince ülkemizde Başbakanlığa bağlı Sivil Savunma Teşkilat Başkanlığı kurulmuştur. KKTC Mülki taksimatına göre; Lefkoşa, Gazimağusa, Girne, Güzelyurt ve İskele ilçelerinde Sivil Savunma Bölge Müdürlükleri halkımıza hizmet vermektedir.
Günümüzde Sivil Savunma Teşkilat Başkanlığı Merkezi; Başkent Lefkoşa'nın Yenişehir bölgesinde bulunmaktadır. Sivil Savunma Teşkilat Başkanlığı Merkez Teşkilatı (Şube Müdürlükleri); Personel ve İdari Şube Müdürlüğü, Haberalma ve İkaz Şube Müdürlüğü, Harekat ve Eğitim Şube Müdürlüğü, İkmal ve Donatım Şube Müdürlüğü, Muhabere Şube Müdürlüğü, Maliye Şube Müdürlüğü, Hizmet ve Destek Şube Müdürlüğü, Radyo Şube Müdürlüğü, Arama-Kurtarma Şube Müdürlüğü’nden oluşmaktadır. Sivil Savunma Arama-Kurtarma Şube Müdürlüğü, deprem, yangın, sel, çığ, kimyasal/biyolojik sızıntı ve benzeri doğal afetler ile olağanüstü durumda arama/kurtarma faaliyetleri icra etmek üzere görev yapmaktadır. Sivil Savunma Teşkilat Başkanlığı, yurt dışında meydana gelen afetlerde de göreve hazır olduğunu her zaman göstermiş, yardıma koştuğu ülkelerde hayat kurtararak ülkemizi başarı ile temsil etmiştir.
Türkiye’de, 17 Ağustos 1999’da Marmara ve 12 Kasım 1999’da Düzce’de meydana gelen; on binlerce insanın ölümüne ve sakat kalmasına neden olan depremlerde arama-kurtarma çalışmalarına katılmıştır. Arama-Kurtarma Ekibimiz, 08 Ekim 2005 tarihinde, Pakistan’da meydana gelen ve on binlerce insanın hayatını kaybettiği deprem felaketi sonrası ilk defa Türkiye dışında bir ülkede arama-kurtarma görevi yapmıştır.
KKTC Sağlık Bakanlığı Ekibi ile birlikte 11-21 Ekim 2005 tarihleri arasında Birleşmiş Milletler şemsiyesi altında yaptığı arama-kurtarma çalışmaları Birleşmiş Milletler tarafından yazılı olarak takdir edilmiştir. Uluslararası yardım, işbirliği ve koordinasyonu geliştirmek maksadıyla, ilk kez 18 Nisan 2006’da 4 kıtadan 20 ülkeden 63 gözlemci personelin katılımıyla Taşkınköy/ Lefkoşa’da gece şartlarında “Uluslararası Sivil Savunma Tatbikatı” yapılmıştır.
Başkanlık bünyesinde bulunan Kuzeyin Sesi Radyo Vatan, Radyo Vatan
Nihavent ve Radyo Vatan Türkü, insan yaşamını olumsuz etkileyen büyük
yangınlar, deprem, sel gibi doğal afetler konusunda Kıbrıs Türk halkını
bilinçlendirme ile ilkyardım, koruyucu ve kurtarıcı
tedbirler konusunda halkın eğitilmesine yönelik yayınlar yapmaktadır.
Bu radyolar ve mobil radyo istasyonu olağanüstü durumlarda afet radyosu
olarak hizmet verecek şekilde organize edilmiştir Kuzeyin Sesi
Radyo Vatan 87.5 ve 104.3 FM frekanslarından, Radyo Vatan Nihavent,
89.8 ve 100.4 FM frekanslarından ve Radyo Vatan Türkü ise 94.4
ve 104.5 frekanslarından dinleyicilerine ulaşmaktadır. Radyo
Vatan-Nihavent Internet üzerinden dünyanın herhangi bir yerinden de
rahatlıkla takip edilebilmektedir.
5. SİVİL SAVUNMA TEŞKİLATI : Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nde sivil savunma hizmetleri Başbakanlığa bağlı olarak Sivil Savunma Teşkilat Başkanlığı tarafından yürütülmektedir. Sivil Savunma Teşkilat Başkanlığı, İdari Kademeler ve Mahalli Teşkiller olmak üzere iki ana unsurdan meydana gelir.
a. Sivil Savunma Teşkilat Başkanlığı İdari Kademeleri :
Sivil Savunma Teşkilat Başkanlığı İdari Kademeleri, kadrolu personelin görev yaptığı ve merkezi başkent Lefkoşa’da bulunan Merkez Teşkilatı ile Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’ndeki beş ilçede bulunan Sivil Savunma Bölge Müdürlüklerinden oluşur.
KOORDİNATÖRLERİMİZ
b.
Sivil Savunma Mahalli (Halk
Örgütü) Teşkilleri :
Sivil Savunma halk örgütü olarak da adlandırılan Mahalli Teşkiller; bulunulan bölgenin nüfusu, coğrafi yapısı, idari bölünüşü ve ulaşım yolları dikkate alınarak Sivil Savunma Bölge Müdürlüğü’ne bağlı Sivil Savunma Bölge Amirliklerinden, Bölge Amirlikleri de Semt Amirliklerinden oluşmaktadır. Sivil Savunma Bölge ve Semt Amirliklerinin görevi; Sivil Savunma Teşkilatı Bölge Müdürlüklerine bağlı olarak, sorumlulukları altındaki bölgede sivil savunma hizmetlerini planlamak, icra etmek ve halkın sivil savunma hizmetleri bakımından eğitilmesi ve aydınlatılmasına yardımcı olmaktır. Her Bölge Amirliği sorumluluğunda, 2-8 Semt Amirliği yer almaktadır. Her Sivil Savunma Semt Amirliği bünyesinde ise Semt Amirlik Karargahı altında yeterince; (1)
İlk yardım ekibi, (2)
Ambulans ekibi, (3)
Yangın söndürme ve kurtarma ekibi, (4)
Sosyal yardım ekibi ile ihtiyaca göre; (5)
Cadde ve sokak kılavuzları, (6)
Sığınak amirleri ve (7)
Bina koruma amirleri bulunur.
Sivil Savunma Yasası gereği, 17-60 yaş arası erkek yurttaşlar ile 20-50 yaş arası kadın yurttaşlar Sivil Savunma mükellefidirler. Ancak; Polis, Asker, Güvenlik Kuvvetleri Komutanlığı seferberlik görevinde bulunanlar, Bakanlar Kurulu Kararı ile asli görevlerinde olması gerekenler, 14 yaşından küçük çocuğu olan anneler, bakmakla yükümlü hastası olanlar, sağlık kurulundan sağlıklı olmadığına dair rapor alanlar ile yasal dokunulmazlığı olan kişiler, Sivil Savunma mükellefiyet hizmetlerinden muaf tutulurlar.
Sivil Savunma Halk Örgütü Mükellefi; genelde, askerlik mükellefiyeti dışında kalan 48-60 yaş grubu erkek yurttaşlardan oluşmaktadır. 6.
SİVİL SAVUNMA TEŞKİLAT BAŞKANLIĞININ GÖREVLERİ :
Sivil Savunma Teşkilatının görevleri genel olarak şunlardır: a.
Savaş zamanında halkın can ve mal güvenliğinin
sağlanması, b.
Doğal afetlerde can ve mal kurtarma, c.
Büyük yangınlarda can ve mal kaybını
azaltma, d.
Savaşta ve doğal afetlerde toplum yaşamını
büyük ölçüde etkileyecek, ordunun savaş gücünü azaltacak
nitelikteki önemli resmi ve özel işletme ve tesislerin (fabrika, trafo
merkezi, su tesisleri vb.) korunması, işlerlik devamının sağlanması,
gerekli olduğu durumlarda onarımlarının hemen yapılması, e. Savaş zamanında her türlü savunma
gayretlerinin, sivil halk tarafından en
üst derecede desteklenmesinin sağlanması, f. Savaşta cephe gerisindeki halkın
moralinin kuvvetlendirilmesi, g.
Bütün bu işlerin silahsız olarak
bilinçli bir şekilde yapılmasıdır.
Sivil Savunma Teşkilat Başkanlığı, Sivil Savunma ana görevlerini başarmak için aşağıdaki görevleri yerine getirir:
a. Sivil Savunma teşkillerinin yurt düzeyinde
kurulmasını ve Sivil Savunma hizmetlerinde görevlendirilen personelin eğitilmesini
sağlamak. b.
Savaş, tabii afet, büyük yangın ve
denizden gelebilecek felaketlerde halkın can ve mal kaybını en aza
indirmek maksadıyla arama-kurtarma faaliyetlerine katılmak, bunların dışında can ve mal
kaybına neden olabilecek durumlarda,
yasalarca müdahalede öncelikle sorumlu kuruluşların yetersiz kalmaları
ve talep etmeleri halinde arama-kurtarma faaliyetlerine katılmak. c. Bakanlar Kurulunca görev verilmesi
halinde yurt dışında meydana gelen büyük afetlerde arama-kurtarma
faaliyetlerine katılmak.
d.
Düşman
saldırıları ve büyük orman yangınlarında halkın can ve mal
güvenliğini korumak amacıyla tehlikeli bölgelerdeki halkın,
daha güvenli
bölgelere tahliyesini planlayıp gerektiğinde uygulamak ve
tahliye edilen
halkın yaşamının devam etmesi için KKTC organları ile işbirliği
yapmak suretiyle gerekli tedbirleri
almak. e. Her türlü muhabere hizmeti ile haber
alma ve ikaz sistemlerini planlayıp, tesis etmek, sivil savunma tedbir ve
faaliyetlerinin halka duyurulmasını sağlamak. f. Sığınak Yasası kapsamında, sığınak
ihtiyacını Sığınak Komisyonuna bildirmek,
mevcut genel ve özel sığınakların periyodik aralıklarla bakım, onarım
ve kullanımı ile ilgili kontrollerini yapmak.
7. SİVİL SAVUNMA BÖLGE MÜDÜRLÜKLERİ
Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti mülki taksimatına göre ülkemizdeki (5) tüm ilçe merkezlerinde Sivil Savunma Bölge Müdürlükleri tesis edilmiştir.
Ülkemizdeki Sivil Savunma hizmetlerinin tüm vatandaşlara uygulanabilmesi amacıyla Sivil Savunma Bölge Müdürlükleri; idari kademeler, mahalli teşkiller ve daire/müessese teşkilleri olarak 3’e ayrılmıştır.
8. SİVİL SAVUNMA BÖLGE MÜDÜRLÜĞÜ KURULUŞU
a.
Sivil
Savunma Mahalli (Halk Örgütü) Teşkilleri : Sivil Savunma halk örgütü olarak da adlandırılan Mahalli Teşkiller; bulunulan bölgenin nüfusu, coğrafi yapısı, idari bölünüşü ve ulaşım yolları dikkate alınarak Sivil Savunma Bölge Müdürlüğü’ne bağlı Sivil Savunma Bölge Amirliklerinden, Bölge Amirlikleri de Semt Amirliklerinden oluşmaktadır. Sivil Savunma Bölge ve Semt Amirliklerinin görevi; Sivil Savunma Teşkilatı Bölge Müdürlüklerine bağlı olarak, sorumlulukları altındaki bölgede sivil savunma hizmetlerini planlamak, icra etmek ve halkın sivil savunma hizmetleri bakımından eğitilmesi ve aydınlatılmasına yardımcı olmaktır. Her Bölge Amirliği sorumluluğunda, 2-8 Semt Amirliği yer almaktadır. Her Sivil Savunma Semt Amirliği bünyesinde ise Semt Amirlik Karargahı altında yeterince; (1)
İlk yardım ekibi, (2)
Ambulans ekibi, (3)
Yangın söndürme ve kurtarma ekibi, (4)
Sosyal yardım ekibi ile ihtiyaca göre; (5)
Cadde ve sokak kılavuzları, (6)
Sığınak amirleri ve (7)
Bina koruma amirleri bulunur. Sivil Savunma Yasası gereği, 17-60 yaş arası erkek yurttaşlar ile 20-50 yaş arası kadın yurttaşlar Sivil Savunma mükellefidirler. Ancak; Polis, Asker, Güvenlik Kuvvetleri Komutanlığı seferberlik görevinde bulunanlar, Bakanlar Kurulu Kararı ile asli görevlerinde olması gerekenler, 14 yaşından küçük çocuğu olan anneler, bakmakla yükümlü hastası olanlar, sağlık kurulundan sağlıklı olmadığına dair rapor alanlar ile yasal dokunulmazlığı olan kişiler, Sivil Savunma mükellefiyet hizmetlerinden muaf tutulurlar. Sivil Savunma Halk Örgütü Mükellefi; genelde, askerlik mükellefiyeti dışında kalan 48-60 yaş grubu erkek yurttaşlardan oluşmaktadır. Bölge Müdürlükleri, semt amirlikleri bölgelerindeki cadde ve sokaklarda yeterince cadde ve sokak kılavuzu görevlendirirler. Bölge Müdürlükleri, semt amirlikleri bölgelerindeki sığınakların durum, miktar ve kapasitelerini göz önünde tutarak sığınak amiri görevlendirirler. Bölge Müdürlükleri bünyesinde görev yapmak üzere Sivil Savunma Mükellefiyetine tabii kişilerden teknik ekip (bakım-onarım) personeli olarak görevlendirme yapılabilir. Görevlendirilecek personelin kadroları ile görev yerleri ihtiyaca göre Sivil Savunma Teşkilat Başkanlığı’nca belirlenir. Halk Örgütü
Kuruluş Çizelgesi
b.
Sivil Savunma Daire/Müessese Teşkilleri: Sivil Savunma Bölge Müdürlükleri, sorumluluk sahalarında mevcut Daire ve müesseselerden Sivil Savunma hizmetlerini gerçekleştirmek amacıyla çalışan personel sayısını da dikkate alarak Sivil Savunma Teşkili kurmalarını isteyebilirler. Sivil Savunma bölge müdürlüklerine bağlı daire müessese teşkillerinde bir Sivil Savunma Amiri bulunur. Sivil Savunma Amiri Daire/Müessesenin sahibi veya amiridir. Amire bağlı olarak da ekipler görev yapar.
Sivil Savunma Daire/Müessese Kuruluş Çizelgesi
| |||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||